16639,64%2,35
43,42% 0,06
52,07% 0,38
7708,96% 2,75
12794,92% 5,28
Ertaş, yaptığı değerlendirmede kamu yönetiminde tarafsızlık ilkesinin anayasal güvence altında olduğunu belirterek, il sağlık müdürü, başhekim ve hastane müdürlerinin siyasi aktörlerle birlikte bir sendikayı ziyaret etmesinin "kamu gücünün açık biçimde istismarı" anlamına geldiğini savundu.
'Masum bir ziyaret değil, taraflaşma içeren eylem'
Sağlık yöneticilerinin siyasi parti temsilcileriyle birlikte sendika ziyaretinde bulunmasının basit bir nezaket teması olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Ertaş, bu durumun kamu görevini aşan bir taraflaşma içerdiğini ileri sürdü.
Ertaş ayrıca, söz konusu ziyaretin fotoğraf ve paylaşımlarla kamuoyuna servis edilmesini eleştirerek, bunun propaganda niteliği taşıdığını kaydetti.

'Diğer çalışanlar açısından ayrımcılık ve baskı anlamı taşır'
Açıklamada, kamu makamlarının belirli bir sendika ve siyasi yapı lehine görünür kılınmasının diğer sendikalar ve sendikasız çalışanlar açısından ayrımcılık ve psikolojik baskı oluşturduğu savunularak, bu durumun çalışma barışını bozduğu ve kamu yönetimine duyulan güveni sarstığı belirtildi.
Ertaş'ın açıklaması şöyle:
"Ya devlet başa ya kuzgun leşe!
Kamu yönetiminin temelini oluşturan tarafsızlık ilkesi, Anayasa ve kanunlarla güvence altına alınmış bağlayıcı bir yükümlülüktür. Buna rağmen il sağlık müdürü, başhekim ve hastane müdürlerinin; siyasi parti temsilcileriyle birlikte bir sendikaya ziyaret gerçekleştirmesi, kamu gücünün açık biçimde istismar edilmesi anlamına gelmektedir.
Kamu adına yetki kullanan sağlık yöneticilerinin, bir sendikaya siyasi aktörlerle birlikte gitmesi ne masum bir ziyaret ne de basit bir nezaket temasıdır. Bu davranış, kamu görevini aşan, açıkça siyasi ve sendikal taraflaşma içeren bir eylemdir.
Daha da vahimi, bu ziyaretlerin kamuoyuna servis edilen fotoğraf ve paylaşımlarla propagandaya dönüştürülmesidir. Kamu makamlarının, belirli bir sendika ve siyasi yapı lehine görünür kılınması; diğer sendikalar ile sendikasız çalışanlar açısından açık bir ayrımcılık ve psikolojik baskı anlamı taşımaktadır. Bu durum, çalışma barışını bozduğu gibi kamu yönetimine olan güveni de derinden sarsmaktadır.

Altı çizilmelidir ki:
İl sağlık müdürü, başhekim ve hastane müdürleri hiçbir siyasi partinin, hiçbir sendikanın temsilcisi değildir. Bu kişiler devletin memurudur ve yetkilerini milletten alırlar. Bulundukları makamlar, kişisel ya da ideolojik tercihlerin sergileneceği alanlar değildir.
Hele hele 'siyasi kadro' ibaresi kullanılarak bu türden eylemlerine kılıf uydurma çabası aymazlıktan öteye gitmemektedir.
Ayrıca 'Farkında değildik.' 'Davet edilince gittik.' 'Spontane gelişti.' 'Aslında mecbur kaldık.' 'Milletvekili istedi diye gittik.' minvalindeki savunmalar devlet adap ve ciddiyetini zedeleyecek söylemler olacaktır.
Devletin makamını işgal eden, hele ki unvanları itibarıyla saygı duyulan kişilerin öngörüsüzlüğü neticesinde böyle bir acziyet yaşamaları olayın vahametini artırmaktadır.
İlgilileri devletin kendilerine yüklediği sorumluluk ve ciddiyete yakışır şekilde davranmaya davet ediyoruz.
Türkiye Kamu-Sen Adıyaman İl Temsilciliği olarak konunun takipçisi olacağımızı belirtiyor, kamu çalışanlarımızın sesi olmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyoruz.
Ya devlet başa ya kuzgun leşe!"
Kaynak : PERRE