Gösteriş, bütün çağlarda olduğu gibi zamanımızda da en büyük kalbi marazlardan birisidir. Mürai, yani riyakâr insan, ikiyüzlü insandır. Daha doğrusu yüzsüz insandır. Bu karakterdeki kişilerin yaptıkları işler mutlaka bir çıkar ilişkisine dayanmaktadır. Bunlar kaz gelecek yerden tavuk esirgemezler. Samimiyetsizlik bu gibilerinin sıfatı olmuştur. Söyledikleri sözlerin, yaptıkları işlerin altında mutlaka bir menfaat ilişkisi bulunur. Yeri gelmişken şu hususu belirtmede fayda var; riyakârlık sadece bazı dindarlara mahsus bir haslet değildir. Dinle imanla alakası olmayan bazılarının, dini tam olarak kavrayamamış, dinin samimiyet olduğunu öğrenememiş bazı kişiler üzerinden tüm dindarları töhmet altında bırakmak isteyerek, kendi samimiyetsizliklerini örtmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Dedik ya, gösteriş, kalbi bir marazdır ve hangi kalp bu maraza yakalanırsa samimiyet bu kalbi terk eder.
Bu meyanda Ebu Hureyre’nin (r.a) Efendimizden rivayet ettiği hadis meseleyi özetlemektedir. Ebu Hureyre “ben Rasûlüllah (s.a.s)'i şöyle buyururken işittim demiştir: 'Kıyamet günü aleyhine hüküm olunacak kimselerin (birincisi) şehid edilmiş kişidir. O kimse, (Allah'ın huzuruna) getirilir; Allah ona verdiği nimetlerini bir bir anlatır. O da bunları bilir ve hatırlar.
Yüce Allah: ”Bu nimetlerin arasında ne yaptın?' diye sorar. O kişi: 'Senin rızan için savaştım ve nihâyet şehid oldum ' diye cevap verir. Yüce Allah: ”Yalan söylüyorsun. Fakat sen, hakkında kahraman denilsin diye savaştın. Nitekim denildi de. Sonra Allah'ın emri üzerine o kişi yüz üstü sürüklenerek Cehennem'e atılır.
(İkinci olarak) İlim öğrenmiş, başkalarına da öğretmiş ve Kur'an okumuş biri huzur'u ilâhiye getirilir. Yüce Allah ona da verdiği nimetlerini tek tek anlatır. O da bunları anlar.
Allah ona: 'Bu nimetlerin arasında bulunurken, ne yaptın ' diye sorar. O şu cevabı verir: ”Senin rızan için Kur'an'ı, ilmi öğrendim ve başkasına öğrettim.' Yüce Allah ona da şöyle der: ”Sen yalan söylüyorsun. Fakat sen Kur'an'ı, ilmi, riya ve gösteriş için, sana alim, güzel okuyor, densin diye okudun, öğrendin. Nitekim senin için bu övgüler yapıldı.' Allah'ın emri üzerine o da sürüklenerek Cehennem ateşine atılır.
(Üçüncü olarak) Allah'ın kendisine geniş çapta zenginlik ve çeşitli maldan verdiği biri getirilir. Allah, buna da verdiği nimetleri ayrı ayrı anlatır. O da, bu nimetleri kabul eder, hatırlar. Yüce Allah ona da şunu sorar: 'Bu nimetlerin arasında bulunurken, ne gibi hayırlı işler yaptın? O da şöyle cevap verir: 'Senin rızan için, sevdiğin her türlü yola para harcadım. Maddi yönden, yardımda bulunmadığım hiç bir şeyi bırakmadım.
Yüce Allah ona da aynı şekilde cevap verir: ”Sen yalan söylüyorsun. Aslında sen bunları, sana cömert denilsin diye yaptın. Riya ve gösterişte bulundun. Beklediğin medih ve övgülere de kavuştun.' O da Allah'ın emri üzerine yüzüstü sürüklenerek Cehennem ateşine atılır' (Müslim, İmâre, 152;)
Riyanın, gösterişin, desinlere iş yapmanın hazin sonu hadiste de görüldüğü gibi cehennem ateşidir. Riyakâr kişi ahirette bir beklenti içinde olacaktır. Fakat onun kazancı yalancı damgası ve cehennem narı olacaktır.
