Evet, Mısır’da Muhammed Mursi ve 106 dava arkadaşına verilen idam kararlarıyla bir kez daha gördük batının, medeniyetinin ve bunlara hizmet eden bütün işbirlikçilerinin Müslüman düşmanı olduklarını. Bunlar, bu davranışlarıyla cahiliye Mekke’sinin müşrikleri gibi kendi elleriyle yaptıkları putlara tapan sonrada acıkınca taptığı, sığındığı, medet beklediği ilahını yiyen zavallılar pozisyonuna düşmüşlerdir.
Mısır mahkemesinin verdiği idam kararlarında, İdam cezası verilenler arasında hayatını kaybeden kişiler de var. Bunlar arasında geçen yıl İsrail'in Gazze Saldırılarında hayatını kaybeden İzzettin Kassam Tugayları Komutanı Raid Attar da bulunuyor. Buda bizim aklımıza ilki 18 Eylül 1920 tarihinde ülkemizde kurulan istiklal mahkemelerinin “sanıkların idamına tanıkların bilahare dinlenmesine” kararlarını getirdi.
Anlaşılan çağdaş firavun sisi, eski mısır firavunlarından, Karun’larından ve Haman’larından, onların ibretlik hikâyelerinden ve sonlarından yeteri kadar ders alamamış. O zamanın firavunları şimdiki firavundan çok daha güçlülerdi. Musa as.ın zamanındaki firavun kendisini yeryüzünün rabbi olarak görüyordu. Kavmine kendisini rab kabul etmeleri için baskı yapıyordu. Bu konuda Kur’anı Kerim bize şu bilgiyi vermektedir: 'Sizin en yüce rabbiniz benim' dedi. Naziat 24.
Bu özetle ifade edecek olursak şımarıklıktır, haddini aşmaktır, İktidar çılgınlığı ve şarhoşluğudur. Dünya ne zalimler gördü, ne Nemrutlar gördü haddi hesabı yoktur. Peki, şimdi nerede bu zalimler? Toprağın altında kemikleri bile kalmadı bunların. Adları sanları unutuldu. İktidarları başlarını yakıyor şimdi. Keşke keşke deyip böğürüyorlar. Birbirlerini suçluyorlar. Firavunun sonunu kur’an da şöyle okuyoruz: “Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Ama Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzere onları takip etti. Nihayet (denizde) boğulma haline gelince, (Firavun:) «Gerçekten, İsrailoğullarının inandığı İlahından başka İlah olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!» dedi. Yunus 90
Sonrasında Allahu teala onun cesedini sisi gibilerine ibret olsun diye bozulmaktan korumuştur: “Bugün senden sonra geleceklere ibret osun diye cansız vücudunu bozulmaktan kurtaracak, onu sahilde bir tümseğe atacağız. Gerçi insanların çoğu bizim ibret verici belgelerimizin farkına varmazlar. Yunus 92
Sisi de atalarının yolunu takip ediyor. Zorbalıkla ele geçirdiği iktidar şimdide onu şımartıyor. Onu oyalıyor. O zannediyor ki bu hep böyle gidecek. Asla. Pek yakında o da akıbetini görecek. Sayılı günler çabuk geçecek ve mazlumlar zalimlerden hesap soracak.
