Olay 1944 yılında gerçekleşir. O dönem bazı rivayetlere göre 147, bazı rivayetlere göre 200’ü aşkın Azeri vatandaşı Rus zulmünden kaçarak, kendi vatanı gibi gördükleri Türkiye’ye sığınırlar. Türkiye’den iltica talebinde bulunan bu kişilerin doktor, mühendis ve öğretmenlerden oluşan bir aydın grubu olduğu da söylenmektedir.
Bu kişilerin izini süren Rusya Türkiye’den iade talebinde bulunur. Uluslararası kaidelere göre siyasi suçlular başka bir ülkeye iade edilmez.
Rusya’nın bu talebini görüşen o dönemki Bakanlar Kurulu, Azeri vatandaşların iade edilmemesine karar verir. Fakat Milli Şef İnönü tarafından 147 Azeri soydaşın Rusya’ya iade edilmesi emri verilir.
Bu kararı duyan Azeri mülteciler “Bizi siz öldürün, vermeyin Rus’a. Yakışmaz bu şerefe, sığmaz namusa” diyerek adeta yalvarırlar. Fakat onca yakarışa aldırış edilmeyerek ve Azeriler parmaklıklı trenlere bindirilerek Rusya sınırında bulunan Kars’a getirilir. Aras Nehri üzerinde bulunan Boraltan Köprüsü, Rusya ile sınır çizgisidir.
Hatta o döneme şahitlik edenlerin anlattıklarına göre; iade edilecek olan Azeriler Kars’ın içerisinden trenle geçerken, köprünün öte tarafında Rus askerleri tarafından öldürüleceklerini bildikleri için üzerlerinde bulunan değerli eşyaları halka atarlar. Üzerlerinde sadece bir gömlek ve bir pantolon kalır.
Ve sonuç; aynen düşündükleri gibi olur. Azeriler Boraltan köprüsü üzerinden geçip, Ruslara teslim edilince hemen oracıkta makineli silahlarla kurşuna dizilerek öldürülürler.
O dönem teslim etme emrini uygulayan komutanın da bu vicdan azabına fazla dayanamayarak intihar ettiği söylenir.
Azerilerin kurşuna dizilmeden önce söyledikleri ağıt hala yürekleri dağlamaktadır;
Boraltan bir köprü, aşar geçer Aras’ı,
Yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası.
Karası, karası, merhamet fukarası,
Karası, karası, merhamet fukarası,
Düşman bekler karşıda, önüne kattı beni,
Can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni.
Dönüp seslendim geri, merhametsiz birine,
Beni siz vursaydınız, şu gavurun yerine.
Bugün; Bayırbucak Türkmenlerine yardımların engellenmesi, Rusya’nın safında yer alınması, Esed ile ittifak edilmesi, HDP ile gönül birliği kurulması; dün Rusya’ya Azerilerin teslim edilmesinden daha vahim bir hadisedir.
Cenab-ı Allah hiçbir milleti “merhamet fukarası” yöneticilere muhtaç eylemesin…
