Geçen hafta Türkiye hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağı, daha önceden ilan edilen ve bütün ülkeler tarafından bilinen angajman kuralları çerçevesinde düşürüldü. Kendi içimizde Rus gazını fazla kaçıran kişiler milli çerçeveden uzak açıklamalar yaparak Türkiye’yi suçladı. Türkiye sınır ihlali yapan Rus uçağını düşürmede sonuna kadar haklı olduğu, uluslararası camiada da kabul görmüş bir gerçektir.
Kaldı ki Rusya hava sahasını ihlal ettiği gerekçesi ile 1 Ekim 1983 tarihinde hiçbir tehdit barındırmayan, Güney Kore’ye ait olan yolcu uçağını düşürmüş ve uçakta bulunan 269 kişiden kurtulan olmamıştı. Buna karşılık sınırımızı ihlal eden savaş uçağının düşürülmesi tartışma götürmeyecek derecede haklı bir nefsi müdafadır.
Tabi bu güne kadar böyle bir uyarı ile karşılaşmayan Rusya fevri davranışlar sergilemeye başladı. Devlet geleneklerinden uzak olan bu davranışlar suçüstü yakalanan bir hırsızın psikolojisinden farksız değildi. Bir yandan ülkelerinde bulunan Türkiyeli iş adamlarını gözaltına aldı, diğer yandan taşımacılık yapan Tırların geçişine izin vermedi. Seyahat acentelerinin Türkiye turlarını iptal etti. Kendi vatandaşlarına Türkiye’ye gitmeyin uyarısı yaptı. Her ne yaparsa yapsın, bu Rusya’nın haksız olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. “Türkiye bunun bedelini ağır ödeyecektir” tehditleri ergen psikolojisi ile hareket eden bir kişinin ruh halidir.
Rusya'nın bir yandan Suriye Ilımlı Muhalefetine yaptığı saldırılar, bir taraftan sınırımızın hemen yanında Türkmenlere yaptığı saldırılar ve Esed desteği, gün gibi ortada. IŞİD’i vuruyorum bahanesiyle bu güne kadar IŞİD ile savaşan kim varsa o grupları hedef aldı. Viyana görüşmeleri öncesinde daha fazla cephe kazanmak için saldırılarını arttıran Rusya, çok kısa bir zamanda PYD ile de işbirliğine gidecektir. Türkiye’nin mücadele ettiği PKK terör örgütünün Suriye kolu olan PYD, yakın zamanda Suriye'de Rusya ile birlikte hareket edecektir.
Diyarbakır ortasında gündüz vakti yapılan Tahir Elçi suikastı kendi içerisinde birçok sorular barındırıyor. Olayın yaşandığı ilk dakikalarda CNN Türk’e bağlanan Diyarbakır muhabirinin “Saldırgan sakallı biriydi” ifadelerine karşılık sunucunun da “saldırganın sakallı olduğunu ifade ettin” cümlesini defalarca tekrarlayarak, istenen algıyı oluşturma çabaları, saldırıya ait görüntülerin ortaya çıkması ile heba oldu.
Bu güne kadar Rusya ile savaştıktan sonra Türkiye’ye sığınan birçok Çeçen komutan, Türkiye’de suikasta uğrayarak hayatlarını kaybetti. Bu suikastların tamamı, Rus askeri istihbarat servisi için özel olarak üretilen MSP Groza marka silahlar ile yapıldı. Suikastte bu kadar profesyonel olan Rusya’nın ve eski bir KGB ajanı olan Putin'in, düşürülen askeri uçağından sonra Türkiye içerisinde de provokasyona neden olabilecek eylemler planlamasını kestirmek güç değil.
Marksist, komünist bir gelenekten gelen PKK’nın, Suriye’de yeni cepheler kazanmak için Tahir Elçi gibi provokasyona açık, sansasyonel bir eyleme imza atarak, Rusya’ya göz kırpması, yeni dönemin işaret fişeğidir.
