Menü Besni, besni, Gazetesi, BESNI, BESNİ, BESNİ GAZETESİ, Besni Gazetesi, Besni Haber, Reklam, kaşe, kase, tanıtım, broşür, brosür, gazete besni, afis, afiş, Adıyaman Haberleri, son dakika, son dakika haberler,
Hamit ASLAN

Hamit ASLAN

Tarih: 27.10.2014 00:10

Kobani Olayları ve Türkiye'nin Tutumu

Facebook Twitter Linked-in

Maalesef Türkiyede son günlerde tatsız olaylar cereyan etti. Kobani bahanesi ve HDP’nin çağrısıyla sokaklara inen Vandallar birçok kamu kurum ve kuruluşları ile özel teşebbüse ait işyerlerine ve araçlarına zarar verdiler.  Yaşanan bu olaylar sonrasında 33 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 polisimiz şehit oldu, 135 polisimiz yaralandı, 531 polis aracı, 631 sivil araç yakıldı. 214'ü okul olmak üzere, aralarında Kur'an Kursları, müzeler, kütüphaneler de bulunan bin 122 bina tahrip edildi. Nedeni ne? “Türkiye Kobani’ye neden yardım etmiyor?”

Dört yıldır devam eden Suriye savaşı nedeniyle bir buçuk milyonu aşkın Suriyeli mülteciye kucak açan Türkiye, bugün de aynı şekilde Kobani’den gelen 180 bin mülteciye kucak açmıştır. Suruç ve çevre bölgelere yerleştirilen bu insanlara devlet yardımlarının yanı sıra çeşitli vakıf ve dernekler de yardımda bulunmaktadırlar. Bu güne kadar Suriyeli mültecilere duyarsız olan, hatta zaman zaman bu konuda Türkiye’yi topa tutan insanlar, yardım toplama çalışmalarına başlamışlardır. İnsani yardım faaliyetleri hem vicdani, hem de insani açıdan önemli çalışmalardır. Vicdan sahibi herkesin desteklemesi gereken faaliyetlerdir. Fakat mazlumun dini, dili ve ırkı olmaz! Mağdur duruma düşmüş insanlara el uzatılırken bu özelliklere bakılmaz. Dün Gazze, Somali, Arakan, Doğu Türkistan, Suriye mazlumlarına ve mağdurlarına vicdanları körleşenlerin bugün Kobani için yardım toplamaları samimiyetten uzak davranışlardır.  Yardım gibi insani bir duygu, milliyetçilik duygularıyla yapılmaz. Dün Gazze diyen insanların bugün Kobani ile dertlendiğini görüyoruz, fakat bugün Kobani diyen insanları yarın nerde olacaklarını da zaman gösterecek.

Irak-Suriye teskeresine destek vermeyen insanların, kuyrukları sıkışınca nasıl çark ettiklerini gördük. Savaş tasvip etmediğimiz bir durumdur. Fakat ülkemiz kendi güvenlik önlemlerini de almak durumundadır.

PYD PKK’nın Suriye koludur. Bu örgüt zaman zaman ülkemizde terör faaliyetleri sürdürmüştür. Bugün insanlar hangi akılla çıkıp Türkiye’nin PYD’ye destekte bulunması gerektiğini savunabilir. IŞİD tehlikeli bir terör örgütüdür fakat, PYD de masum bir örgüt değildir. PYD’ye verilecek silahların yarın Türkiye’ye doğrultulmayacağının garantisini kim verebilir. Bunun yanında IŞİD ile de mücadele etmek de zaruridir. Türkiye’nin burada akıllıca bir hamle yaptığına inanıyorum. Yine orada yerel bir unsur olan Özgür Suriye Ordusu ile PYD desteklenmiştir. Kobani’de kürt kardeşlerimiz vardır ve orasının düşmesini kesinlikle istemeyiz. Fakat tarih; Özgür Suriye Ordusu, Esed rejimi ile mücadele ederken PYD’nin kılını kıpırdamadığını ve IŞİD’in o bölgede terör estirirken yine PYD’nin bu olaylar karşısında sessiz kaldığını yazmıştır. Zalim Esed’den yana taraf alıp zulme sessiz kalan PYD’nin iki yüzlü politikası insanların zihinlerinde yer edinmiştir.  Bölgede kan gövdeyi götürürken kuzu kesilen PYD, sıra kendisine gelince feryat etmeye başlamıştır.

Zulüm karşısında tarafımızı belirlerken, bize sıra gelmesini beklememeliyiz. Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi zulmü alkışlamamalı, zalimi sevmemeliyiz. Kobani bahanesiyle cadde ve sokaklarda terör estiren bu insanların mevcut sorunlara çözüm olma gibi bir niyetleri dün olmadığı gibi bugün de olmadı. Yakıp yıkma olayları maalesef çeşitli dernek ve vakıfların illerde düzenledikleri, Kobani için yardım toplama faaliyetlerini engellemiştir. Yaşanan bu Vandallık halk tarafından Kobaniye antipati duyulmasından öteye geçmemiştir. Fakat akil olan bu halk; mazlum ve mağdur durumda olan herkese dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin yardımlarını sürdürecektir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —