Doğruluk ve güvenilirlik fıtratını koruyabilmiş bir insan için hayatında sahip olacağı en üstün meziyettir. Bu kavramlar nitelikli ve erdemli bir yaşamın olmazsa olmazlarıdır. Şuurlu bir insan bu sıfatları elde edeceği basit dünyalıklarla değişmez. Bütün dünyalıklarının gideceğini de bilse doğruluktan taviz vermez. Allah’u Teala’nın Müslümanları bu sıfatlarla nitelediğini, doğruları sevdiğini ve doğrularla beraber olduğunu aklından çıkarmaz. Bir Müslüman’ın en büyük hedefleri arasında Allah katında “sıddık” (dosdoğru) olarak bilinmek vardır.
Bu öyle bir doğruluktur ki, düşmanları bile bunu takdir ve teslim etmelidir. Şimdi buna Efendimizin hayatından bir örnek verelim. Hudeybiye anlaşmasından sonra peygamberimiz dünya hükümdarlarına ve Arap emirlerine mektuplar yazdı. Bu mektuplarla onları, hikmet ve güzel öğütlerle İslam’a ve Rabbinin yoluna davet etti. Mektup gönderilenlerden biride Bizans imparatoru Heraklius idi. Heraklius, Hz. Peygamber hakkında hemen bir karar vermedi. O’nun hakkında bilgisi olanları araştırdı. Bu sırada Peygamberimizin düşmanı olan Ebu Süfyan ticaret için orada idi. İmparator Ebu Süfyan’ı yanına getirtti. Ve aralarında şu konuşma geçti.
Heraklius: Peygamber olduğunu söyleyen zatın, aranızdaki soyu nasıldır?
Ebu Süfyan: O zamanın en iyi soylusudur. Soy bakımından en seçkinimizdir.
Heraklius: İçinizde ondan önce peygamberlik iddiasında bulunan kimse oldu mu?
Ebu Süfyan: Olmadı.
Heraklius: O'nun ataları içinde hiçbir hükümdar gelmiş midir?
Ebu Süfyan: Hayır.
Heraklius: O'na halkın eşrafı mı yoksa fakir ve zayıfları mı tabi oluyorlar?
Ebu Süfyan: O'na tabi olanlar fakirler, zayıflar, gençler ve kadınlardır. Kavminin yaşlılarından ve eşrafından tabi olan pek yoktur.
Heraklius: O'na tabi olanlar artıyor mu, azalıyor mu?
Ebu Süfyan: Artıyor.
Heraklius: O'nun dinine girdikten sonra beğenmeyerek veya kızarak dönen kimse var mı?
Ebu Süfyan: Yoktur.
Heraklius: Peygamber olduğunu söylemeden, O'nun hiç yalan söylediği görülmüş müdür?
Ebu Süfyan: Hayır
Heraklius: O peygamberin hiç ahdini bozduğu, sözünde durmadığı oldu mu?
Ebu Süfyan: Hayır olmadı. Ancak biz şimdi, onunla bir müddet için çarpışmayı bırakarak antlaşma yapmış bulunuyoruz. Bu müddet içinde kendisinin ne yapacağını bilemiyoruz?.
Heraklius: O size neyi emrediyor?
Ebu Süfyan: Yalnız bir olan Allah'a ibadet etmeyi, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamayı emrediyor. Atalarımızın taptığı şeylere (putlara) tapmaktan bizi men ediyor. Namaz kılmayı, doğru olmayı, fakirlere yardım etmeyi, haramlardan sakınmayı, ahde vefayı, emanete hıyanet etmemeyi ve akrabayı ziyareti... emrediyor dedi. Kaynak: Nedvi. Rahmet Peygamberi.
Görüldüğü üzere Efendimizin gıyabında bile düşmanı olan birisi doğruluğundan başka bir şey ifade edemiyor. Neden? Çünkü hayatında bir tek yalana bile rastlanmamış bir insan. Onu örnek ve önder kabul ettiğini iddia eden Müslümanlarında doğruluktan başka anılmaları doğru bir davranış olmayacaktır.