Basın açıklamasında, Suriye'de uzun yıllardır devam eden savaşın, son dönemde halklara ve inançlara karşı yürütülen sistematik bir katliam politikasına dönüştüğü ifade edildi.
'Bu Saldırılar Planlı Bir Yok Etme Siyasetidir'
Açıklamada, özellikle Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve Irak ve Şam İslam Devleti (DAEŞ) gibi cihatçı ve mezhepçi yapıların Alevi ve Kürt halklarına yönelik saldırılarının sistematik hâle geldiği vurgulandı. Kürt yerleşimlerine yönelik saldırılar, zorla göç ettirmeler, infazlar ve baskılar ile Alevi köylerinde yaşanan katliamların birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Bu saldırılar tesadüf değil, çok kimlikli Suriye toplumunu parçalamayı amaçlayan planlı bir yok etme siyasetidir."
'Mazlum Halklara Yönelik Vahşeti Kınıyoruz'
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şubesi adına yapılan açıklamada, Alevilere, Kürtlere, Araplara, Êzîdîlere, Hristiyanlara ve tüm mazlum halklara yönelik saldırıların en güçlü biçimde kınandığı ve lanetlendiği ifade edildi.
HTŞ ve DAEŞ'in; Halkların bir arada yaşama iradesine düşman olduğu, Kürt halkının demokratik kazanımlarını hedef aldığı, Alevi inancını yok sayan ve kutsal mekânları hedef alan bir anlayışa sahip olduğu, kadınları, çocukları ve sivilleri savaşın doğrudan hedefi hâline getirdiği belirtilerek, bu yapıların "karanlık, faşist ve insanlık dışı" örgütler olduğu vurgulandı.
'Bu Yapıların İdeolojisi İslam'la İlgili Değildir'
Açıklamada, söz konusu örgütlerin ideolojilerinin İslam'la ya da bölge halklarının değerleriyle ilgisi olmadığı ifade edilerek, şu değerlendirmeye yer verildi:
"Bunlar; mezhepçilikle, ırkçılıkla ve şiddetle beslenen, emperyalist güçlerin çıkarlarına hizmet eden taşeron yapılardır."
Kürt halkına yönelik saldırılar ile Alevilere yönelik katliamların aynı zihniyetin ürünü olduğu belirtilerek, bu anlayışın farklı olana yaşam hakkı tanımayan, tekçi ve yok edici bir yaklaşım olduğu kaydedildi.
Uluslararası Kamuoyuna Çağrı
Basın açıklamasında uluslararası kamuoyuna ve yetkililere şu çağrılar yapıldı:
HTŞ ve DAEŞ'in derhal ve tartışmasız biçimde terör örgütü olarak tanınması,
Bu yapılara doğrudan ya da dolaylı destek veren tüm odakların açığa çıkarılması ve yargılanması,
Kürt halkına ve Alevi toplumuna yönelik saldırılar için uluslararası, bağımsız soruşturmaların başlatılması,
Suriye'de halkların kendi kimlikleriyle, eşit ve özgür biçimde yaşamasının önünün açılması.
'Sessizlik Suça Ortaklıktır'
Pir Sultan Abdal geleneğine vurgu yapılan açıklamada, zulme karşı durmanın ve mazlumun yanında olmanın tarihsel bir sorumluluk olduğu ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Kürt halkı yalnız değildir.
Aleviler yalnız değildir.
Mazlum halklar yalnız değildir.
Sessizlik suça ortaklıktır. Susmak katliamı büyütür.
Biz susmayacağız. Katliamların karşısında, halkların kardeşliğinin ve barışın yanında olmaya devam edeceğiz."
Basın açıklaması, halkların kardeşliği ve dayanışma vurgusuyla sona erdi.
Kaynak : PERRE