Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programında önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle aile kurumu saldırı altındadır. Bağımlılıktan mahremiyetin yok olmasına kadar pek çok tehdit, toplumu kuşatmış durumdadır" sözleriyle aile kurumunun karşı karşıya olduğu risklere vurgu yaptı.

"40 Yıllık Bir Davanın Hatırasını Yâd Ediyoruz"
Programda konuşan Erdoğan, "Birlik Vakfımızın kuruluşunun 40. yılı münasebetiyle tertiplenen bu anlamlı buluşmada sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum" dedi. Vakfın kuruluşuna öncülük eden isimleri anan Erdoğan, İsmail Kahraman'a teşekkür ederek, "Milleti ve memleketi için verdiği hizmetleri bir kez daha gördük" ifadelerini kullandı.
"Bu Hizmetleri Tüm Zorluklara Rağmen Yaptık"
Birlik Vakfı'nın çalışmalarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "29 Mayıs 1985'ten bu yana, her türlü zorluğa rağmen bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz. Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Vakfın bünyesinde görev alan herkese teşekkür eden Erdoğan, emeğin ve fedakârlığın altını çizdi.
"Aile Kurumu Açık Bir Tehdit Altında"
Güncel toplumsal sorunlara dikkat çeken Erdoğan, çağın getirdiği değişimlerin aile yapısını etkilediğini belirterek, "Çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin ve kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor; teknoloji ve dijitalleşme, eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkânlar ve yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz; fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri ve yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz. Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle, bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7'den 70'e tüm insanlığı, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" dedi.
"Devlet Olarak Her Seviyede Tedbir Alıyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tehditlere karşı devletin adımlar attığını vurgulayarak, "Bugün geldiğimiz noktada İbn Haldun'un işaret ettiği hakikati daha net görebiliyoruz: Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir; lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır, hedef ailedir, hedef millî ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk. Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdik; çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası da bir gerçektir ki, bağımlılık gibi aile kurumuna yönelik saldırılar, uyuşturucu, sanal bahis ve kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez; yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek, Allah korusun, yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz" ifadelerine yer verdi.
"Bu Mücadele Ancak Birlikte Kazanılır"
Toplumsal sorunlarla mücadelenin ortak sorumluluk gerektirdiğini belirten Erdoğan, "Gençlerimizi, neslimizi ve geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez; komşularımızla da özellikle el ele verip onlara el uzatmak, yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacımız var. Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın ve üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcuların, sanatçıların ve kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte, ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.
" 'TEKNOFEST Gençliği' Dedikçe Birileri Bundan Hep Rahatsız Oldu"
Gençliğe ilişkin mesajlar da veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tekrar vurguluyorum: Dijital teknokültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini ancak topyekûn bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz. Şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancındayım; biz "TEKNOFEST gençliği" dedikçe, dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı ve nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu. Batı'dan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik ve çağdaşlık diye pazarladılar; hem Batı'yı hem Doğu'yu bilen, bir ayağı bu topraklarda, diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği ideolojilerine tehdit olarak gördüler. Kimse kusura bakmasın; bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır" dedi.
Kaynak : PERRE