Proje kapsamında, KOBİ'lerin elektronik ticarette uzmanlaşması, dijital pazarlara entegre olması ve e-ticaret ekosisteminde güçlü bir şekilde yer alması hedefleniyor. Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen tanıtım toplantısına; Adıyaman Valisi Dr. Osman Varol, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, MÜSİAD Başkan Vekili Ahmet Doğan Alperen, TOBB Başkan Vekili Mehmet Tuncay Yıldırım, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda sanayici ve iş insanı katıldı.

ATSO Başkanı Torunoğlu: "Bu Program Yeniden Ticarete Tutunmanın Somut Yoludur"
Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Torunoğlu, Adıyaman'da hayata geçirilen programın deprem sonrası ekonomik toparlanma sürecinde önemli bir rol üstleneceğini ifade etti.
"Adıyaman Hiçbir Zaman Yalnız Kalmadı"
Torunoğlu, Adıyaman'ın zor zamanlarda birlik ve dayanışma ruhuyla ayağa kalkmayı başardığını belirterek, "Biz de biliyoruz ki bu şehir ne zaman zorlansa 'Yiğit düştüğü yerden kalkar' mantığıyla ayağa kalkacaktır. Adıyaman hiçbir zaman yalnız kalmadı, bugün yalnız kalmadığının bir göstergesi olarak misafirlerimizle bir aradayız. Ticaret Bakanlığımızın, Türkiye Odalar ve Borsa Birliğimizin ve MÜSİAD'ın bu güçlü birlikteliği, Adıyaman'da inşallah çok güçlü bir birlikteliğe vesile olacaktır. Tabii deprem sonrasında manevi kayıpların yanında maddi olarak da ciddi sorunlar yaşadık. Adıyaman'daki işletmelerimiz iş yerlerini kaybettiler, müşterilerini kaybettiler ve tedarik zincirleri bozuldu. İşte bugün başlatılan bu program, yeniden ticarete tutunmanın da somut bir yolu olacaktır" dedi.

MÜSİAD Genel Başkan Vekili Alperen: "MÜSİAD Depremde de Buradaydı, Bugün de Burada"
MÜSİAD Genel Başkan Vekili Ahmet Doğan Alperen, MÜSİAD'ın köklü bir sivil toplum kuruluşu olduğuna dikkat çekerek, "MÜSİAD depremde de buradaydı. Bugün de burada. Her zaman burada. Neden? Çünkü MUSİAD 1990 yılında 12 gencin kurmuş olduğu bir dernek. Bugün yurt dışında 100 noktada ve Türkiye genelinde de 78 noktada faaliyet gösteren bir derneğiz. Adıyaman şubemiz de burada sizlere hizmet için bulunuyor. Sizin yanınızda Adıyamanlı tüccarımızın, iş adamlarımızın yanında bulunmaktadır. Bugün burada hem Ticaret Bakanlığımızın desteği hem de Odalar ve Borsalar Birliğinin desteği ile birlikte bir proje için bir aradayız, depremden etkilenen şehirlerimize yeniden toparlanmanın ve kalkınmanın bir adımı için bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi .
"Bir Memleketin En Büyük Sermayesi Beşeri Sermayesidir"
Adıyamanlıların deprem sonrası gösterdiği dirence vurgu yapan Alperen, " 'Yiğit düştüğü yerden kalkar' misali, Adıyamanlı hemşehrilerimiz bulundukları yerlerden dirençle kalktılar. Biz şuna inanıyoruz ki bir memleketin en büyük sermayesi beşeri sermayesidir. Beşeri sermayesi güçlü olmayan hiçbir ülke gelişimini tamamlayamadı. Çünkü kalkınmasını insana dayandırmayan hiçbir ülke ileri gidemez. Osmanlı Devleti'nin manevi kurucularından Şeyh Edebali'nin, Osman Gazi'ye nasihatlerinden biri olan "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözü çok anlamlıdır. Eğer insan yaşatılmazsa devlet de olmaz. Bizim bu projemiz de bu anlayışla devreye alındı" dedi.
"Bu Proje Diğer Deprem İllerinde de Devam Edecek"
Projenin kapsamının genişleyeceğini belirten Alperen, "Projemiz; e-ticaret alanında eleman ihtiyacını karşılamak, KOBİ'lerimizin e-ticaret ve e-ihracat kapasitesini artırmak ve özellikle gençlerimize, kadınlarımıza yeni istihdam imkânları sunmak amacı taşımaktadır. Bugün Adıyaman'da başlayan bu proje; Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya'da da güçlü bir şekilde devam edecek inşallah. Çünkü deprem bölgesinin kalkınması yalnızca binaları yenilemekle değil, insan kaynağını ve iş dünyasını güçlendirmekle mümkün olacaktır" ifadelerine yer verdi.
"Adıyaman'ın İradesi Kırılamadı, MÜSİAD Olarak Somut Katkı Sunacağız"
Adıyaman'a özel olarak şunu da ifade etmek isterim; Adıyaman, sabrıyla, metanetiyle bu ülkenin güçlü şehirlerinden biri olduğunu deprem bölgesine gösterdi. Deprem bu şehri sarstı ama Adıyaman'ın iradesini kıramadı. Bugün burada olmak bizim için bir görevdir, aynı zamanda da bir vefa borcudur. Kıymetli misafirler, bu değerli projede Ticaret Bakanlığımızın liderliği, TOBB'un desteği ve Adıyaman Ticaret Odamızın katkısı çok kıymetlidir. Bu iş birliği, projenin başarısının en güçlü teminatıdır. MÜSİAD olarak biz de bu projeye somut katkı sunacağız. Eğitim alan gençlerimizi staj ve iş bağlantıları için üyelerimizle köprü kuracağız. KOBİ'lerimizin e-ihracat süreçlerinde pazar bağlantısı ve tecrübe paylaşımı sunacağız. Kadın kooperatiflerimize ürünleşme, markalaşma ve satış kanalı konusunda rehberlik edeceğiz. Çünkü bizim hedefimiz; eğitimin sonuç üreten bir modele dönüşmesidir" dedi.

TOBB Başkan Vekili Yıldırım: "Bu Felaket Yalnızca Binaları Değil, Hayatları da Derinden Etkiledi"
Konuşmasına ev sahipliği için Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası'na teşekkür ederek başladı. TOBB Başkan Vekili Mehmet Tuncay Yıldırım, "Proje kapsamında Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde de çalışmalar yapılacaktır. Konuşmamızın başında, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Mehmet Torunoğlu'na ev sahiplikleri için ayrıca teşekkür ederiz. 6 Şubat'ta yaşanan bu büyük sarsıntıda kaybettiğimiz canlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum. Bu felaket yalnızca binaları değil; hayatları, düzenleri, iş yerlerini ve umutları da derinden etkiledi. Aynı zamanda milletçe tek yürek olmanın, devlet-millet el ele yaraları sarma anlayışının en güçlü örneklerinden biri olduğunu da gördük" dedi.
"Odaklanmamız Gereken Alan Ekonomik ve Ticari Güçlenmedir"
Deprem sonrası sürecin yalnızca yeniden inşayla sınırlı olmadığını vurgulayan Yıldırım, ekonomik ve sosyal toparlanmanın önemine dikkat çekerek, "Bugün karşı karşıya olduğumuz mesele sadece yeniden yapım değil; inşa edilen kalıcı konutlarla hak sahiplerimizin güvenli şekilde yuvalarına kavuşması ve diğer dönüşüm süreçlerinin sağlıklı işlemesidir. Ancak şimdi odaklanmamız gereken alan, bu şehirlerimizin ekonomik, ticari ve istihdam bakımından güçlendirilmesidir. Çünkü bu şehirler üretimi olan, kendine yeten şehirlerdir" ifadelerini kullandı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin sürece verdiği desteğe de değinen Yıldırım,"Yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasıyla başlayan süreçte gelinen noktada, kalıcı konutların inşası sürecinde devletimize Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak destek olunmuştur. Bu anlamda Yanındayız Projesi'nin, depremden en çok etkilenen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerimizde yürütülmesini son derece kıymetli buluyoruz. Hedefimiz; genç girişimcilerimizi, engelli vatandaşlarımızı ve kadın kooperatiflerimizi dijital dönüşüm sürecine dâhil etmektir" dedi.

Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere: "Bu Proje Gençlerimizin Hayallerini Dijital Ticarette Gerçeğe Dönüştürecek"
Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, projeye katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Tutdere, "Bu projeyi Adıyaman'ımıza kazandıran ve bu projenin Adıyaman'daki gençlerle buluşmasını sağlayan, gençlerimizin kendi hayallerini, umutlarını ve yeteneklerini ticaret alanında, dijital ticaret alanında geliştirmelerine fırsat verecek bu proje için; bütün katılımcılara, TOBB başta olmak üzere tüm kuruluşlara, Adıyaman halkı adına Belediye Başkanı olarak teşekkür ediyorum. Hepimiz farkındayız; dünya değişiyor, ticaret değişiyor. Dolayısıyla değişen dünya koşullarına, değişen ticaret koşullarına hepimizin ayak uydurması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Dijitalleşme Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluktur"
Dünyada yükselen en önemli trendin dijitalleşme olduğuna dikkat çeken Tutdere, belediye olarak bu alanda önemli adımlar attıklarını vurgulayarak, "Şu an dünyada yükselen trend, dijitalleşmedir. Bütün kurumların dijitalleşme konusunda gerçekten kendini güncellemesi gerekiyor. Biz Adıyaman Belediyesi olarak da bu konuda göreve geldiğimizden beri gerekli adımları attık. Şu anda birçok işimizi dijital ortamlarda gerçekleştiriyoruz. Başta ruhsat işlemleri olmak üzere ciddi adımlar attık. Bugün burada bunun somut örneklerinden birini yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Cesur Yürekli Gençlerimizi Sosyal Girişimcilik Merkezi'ne Davet Ediyorum"
Sosyal Girişimcilik Merkezi'nin açılışını yapacaklarını belirten Tutdere, gençlere çağrıda bulunarak, "Bugün Sosyal Girişimcilik Merkezi'nin açılışını yapacağız. Gençler, hayal ettiklerini ve enerjilerini artık bu platformda gerçeğe dönüştürebilecekler. Tabii bunun için eğitim almak gerekiyor. Bugün bu kursta da bu eğitimin sağlanmasına vesile olunacak. Ben buradan basınımız aracılığıyla, buradaki tüm medya temsilcileri vasıtasıyla Adıyaman'ın cesur yürekli gençlerine çağrıda bulunuyorum. Hayali olan, kendisi ve kenti için hedefleri olan bütün gençlerimize sesleniyorum: Buyurun gelin. Ticaret Odamız başkanlığında gerçekleştirilen bu Sosyal Girişimcilik Merkezi'nde gerekli eğitimleri alın. Hayatınızı artık kendiniz idame edin. Başkasının kapısında bir ekmek, bir iş için beklemek yerine kendi işinizi, kendi yolunuzu kendiniz açın. İşte fırsat burada. Hepinizi buraya bekliyoruz, değerli genç kardeşlerim" ifadelerini kullandı.
"Sadece Binaları Yapmak Yetmez, Ekonomiyi de Güçlendirmeliyiz"
6 Şubat depreminin Adıyaman'da yarattığı tahribata da değinen Tutdere, kalıcı çözümün ekonomik ve ticari güçlenmeden geçtiğinin altını çizerek, "Tabii ki 6 Şubat, şehrimizin ticaretini, altyapısını ve üstyapısını çok ciddi anlamda olumsuz etkiledi. Büyük bir yıkım yaşattı. Bugün tüm kurumlarımızın güçlü desteğiyle şehrimizin fiziki koşullarını düzeltiyoruz. Kalıcı konutlarımız bitiyor, altyapılarımız yavaş yavaş tamamlanıyor. Ama yapmamız gereken bir şey daha var: İnsanlarımızın doğduğu yerde doymasını sağlayacak koşulları ve imkânları da oluşturmak zorundayız. İşte bunun yolu da buradan geçiyor" dedi.
Tutdere konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Adıyaman'da bugün sanayicilerimiz de burada, iş dünyasından çok kıymetli arkadaşlarımız ve dostlarımız da burada. Şehrimizin ticaretini ve üretimini artırmamız gerekiyor. Çünkü ticaret olmadan, ekonomi olmadan, sadece binaları yapmak ve fiziki koşulları düzeltmek yeterli olmayacaktır. Hepimiz bunun farkındayız. Bu konuda TOBB Başkan Vekilimizin de burada olmasını çok kıymetli buluyor, kendilerinden çok daha büyük destekler beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum" dedi.

Ticaret Bakan Yardımcısı Gürcan, "Depremzede Hak Sahiplerine 455 Bin Konut Teslim Edildi"
6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları da rahmetle andığını ifade eden Gürcan, "Ülkemizin kalkınmasına, üretimine ve istihdamına katkı sunan iş dünyamızın tüm paydaşlarını, esnafımızı ve kooperatiflerimizi bir kez daha saygıyla anıyorum. 6 Şubat depreminde, özellikle Adıyaman'da ve deprem bölgesinde ahirete irtikal eden vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyorum. 6 Şubat depremi, 11 ilimizde çok büyük bir yıkıma sebebiyet verdi. Hem altyapıyı hem üstyapıyı hem de sanayiyi büyük ölçüde etkiledi. Depremden bugüne yaklaşık 3 yıl geçti. Bu yaklaşık 1000 gün içinde, 455 bin konutun yapılarak depremzede hak sahiplerine teslim edilmesi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın gayretleriyle ve burada görev yapan çok kıymetli idarecilerimizin katkılarıyla gerçekleştirilmiş oldu" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'de E-Ticaret Hacmi 3 Trilyon TL'yi Aştı"
Türkiye'de e-ticaretin geldiği noktayı değerlendiren Gürcan, "Türkiye'de E-Ticaretin Görünümü Raporumuzdaki veriler ışığında sektörün mevcut durumunu kısaca değerlendirmek gerekirse; 2024 yılı itibarıyla Türkiye'de e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 61,7 oranında artarak 3 trilyon TL'yi aşmıştır. E-ticaret hacminin son yıllarda büyük bir sıçrama yaptığını vurgulayan Gürcan, "2019 yılından bu yana bakıldığında e-ticaret hacminin 21 kat büyüdüğü görülecektir. Son 5 yıllık büyüme oranları ile birlikte değerlendirildiğinde bu büyüme, e-ticaretin sadece bir satış kanalı olmanın ötesine geçtiğini, kullanıcı eğilimlerinde kalıcı bir değişime yol açtığını ve işletmelerin dijital yetkinliklerini daha sistemli bir yapıya kavuşturduğunu göstermektedir. Perakende e-ticaret hacmi ise 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 63,7 artışla 1 trilyon 619 milyar TL'ye yükselmiştir" dedi.
"Türkiye, Avrupa'nın Çok Üzerinde Büyüdü"
Türkiye ile Avrupa arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu belirten Gürcan, "Ülkemiz perakende e-ticarette 2023-2024 döneminde yüzde 18 büyüyerek 45 milyar Euro'ya ulaşırken, aynı dönemde Avrupa'nın büyümesi yüzde 7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu fark, ülkemizin e-ticaretteki hızını, girişimcilerimizin adaptasyon gücünü ve kullanıcı güvenini net bir biçimde göstermektedir" ifadelerini kullandı.
"Dolar Bazında E-Ticaret 90 Milyar Dolara Yaklaştı"
E-ticaret hacminin dolar bazındaki değişimine değinen Gürcan, "2024 yılı sonu itibarıyla dolar bazında Türkiye'de e-ticaret hacmi, önceki yıla göre yüzde 15 oranında artış göstermiş ve 90 milyar dolara yaklaşmıştır. Bu hacim, 2019 yılındaki 24 milyar dolarlık hacimle birlikte değerlendirildiğinde, 2019-2024 yılları arasında dolar bazında e-ticaret hacminde yüzde 274'lük bir artış olduğu anlamına gelmektedir. Bu istatistik, döviz karşısında e-ticaretin reel gücünü ve yatırımcılar nezdindeki cazibesini de göstermektedir" şeklinde konuştu.
"Elektronik Ticaret Kanunu Güncellendi"
Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu hakkında bilgi veren Gürcan, "6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 2022 yılında ve sonrasında yapılan kapsamlı değişikliklerle sektörün güncel gereksinimlerine cevap verecek şekilde yeniden ele alınmıştır. Pazar yerleri arasındaki adil rekabet ortamı tesis edilerek çok oyunculu bir piyasa yapısının oluşturulması sağlanmış, pazar yerleri ile satıcılar arasındaki ilişkiler düzenlenmiş, pazarlama faaliyetlerinde şeffaflık ve ölçülülük sağlanmıştır" dedi.
Mevzuatın uluslararası uyumuna da dikkat çeken Gürcan, "Türkiye'nin dijital ticaret mevzuatının uluslararası normlarla uyumu gözetilerek bu düzenlemeler, Avrupa Birliği'nin dijital piyasa regülasyonları dikkate alınarak kurgulanmıştır. Bu çerçevede, e-ticaretteki büyümenin adil, dengeli ve sürdürülebilir şekilde gelişmesini sağlayacak yasal zemin oluşturulmuştur. Ticaret Bakanlığı olarak Türkiye'nin e-ticaret yolculuğunda veriye dayalı, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımı temel almaya devam edeceğiz" diye konuştu.
"Kadın Girişimciler ve KOBİ'lere Destek Sürecek"
Kadın girişimciler ve KOBİ'lere vurgu yapan Gürcan, "Kadın girişimcilerin, genç üreticilerin, KOBİ'lerin ve tüm işletmelerimizin dijital pazarlarda daha güçlü yer edinmesi için gerekli temelleri kararlılıkla güçlendireceğiz. E-ticaretin büyümesi, teknoloji odaklı çözümlerin yaygınlaşması ve rekabet gücünün artması için iş birliğini her seviyede destekleyeceğiz" dedi.
"Düzenlediğimiz etkinliklerle Türkiye'nin dijital ticaret ekosistemini güçlendiriyoruz"
Bakanlık faaliyetlerine de değinen Gürcan, "Ticaret Bakanlığı olarak düzenlediğimiz etkinliklerle Türkiye'nin dijital ticaret ekosistemini güçlendiriyor, firmalarımızın görünürlüğünü ve rekabet gücünü artırıyoruz. 21-22 Kasım tarihlerinde ilkini gerçekleştirdiğimiz Türkiye E-Ticaret Haftası, sektörün tamamını aynı zeminde buluşturan en önemli platformlardan biri olmuştur. Yakın zamanda başlayacak E-Ticareti Güçlendirme Projesi ile e-ticaret uyum endeksine göre belirlenen 30 ilde sahaya inerek yerel üreticilerin ve KOBİ'lerin dijital pazarlara entegrasyonunu hızlandırmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönem için planladığımız önemli çalışmalar arasında, 2026 yılında Türkiye'de E-Ticaretin Görünümü Raporu'nun tanıtım toplantısı da yer almaktadır. Ticaret Bakanlığı olarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi ifade ediyor; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum" ifadelerine yer verdi.

Adıyaman Valisi Dr. Osman Varol: "Yaklaşık Üç Yıldır Çok Zor Bir Mücadele Veriyoruz"
"Nitelikli Bir Heyetle Bir Arada Olmaktan Memnuniyet Duyuyorum"
Programın açılışında konuşan Vali Varol, projede emeği geçen herkese teşekkür ederek, "Ben de bu projenin lansmanında, aynı zamanda bu güzel projenin açılışında; böylesine nitelikli bir heyetle birlikte olmanın verdiği memnuniyetle hepinizi sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum" dedi.
"Bu Afetten Bahsetmeden Sözlerimize Başlayamıyoruz"
Depremin etkilerinin hâlâ derinden hissedildiğini vurgulayan Varol, "Adıyaman'da yaşanan büyük afetten sonra, herhangi bir kelama başlarken bu afetten ve bu afetin etkilerinden bahsetmeden sözlerimize başlayamıyoruz. Yaklaşık üç yıl oldu. Dile kolay... Söylerken ağızdan çok kolay çıkıyor ama gerçekten çok uzun ve zor üç yıl geçirdik" ifadelerini kullandı.
"Yaklaşık Üç Yıllık Zor ve Büyük Bir Mücadele Dönemi Yaşadık"
Vali Varol, Adıyaman halkının tüm zorluklara rağmen umudunu kaybetmediğini belirterek, "Adıyamanlı hemşehrilerimizin; zorluklarla, sıkıntılarla ve problemlerle geçen ancak bir taraftan da umutlarını hiçbir zaman yitirmedikleri, memleketlerine sahip çıktıkları, evlatları için bu şehirde yaşanabilir bir ortam bırakmak adına büyük bir gayretle çalıştıkları zor ama aynı zamanda büyük bir mücadeleyle geçen yaklaşık üç yıllık bir dönem yaşadık" dedi.
"Kayıplarımız Çok Büyük, Rakamların Sahadaki Karşılığı Çok Ağır"
Depremin bilançosuna da değinen Varol, "Bu süreçte Adıyaman'ımızda 8 bin 561 canımızı kaybettik. Deprem bölgesinde toplamda hayatını kaybeden 50 binin üzerindeki tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Sadece Adıyaman'ımızda 20 bine yakın vatandaşımız hayatı boyunca tedavi almak zorunda kalacak. Onlara da kolaylıklar diliyorum" dedi.
"Yapı Stokumuzun Üçte Birinden Fazlasını Kaybettik"
Şehrin fiziki kayıplarına dikkat çeken Vali Varol, "Yapı stokumuzun yüzde 34'ünü kaybettik. Yapı stokumuzun üçte birinden fazlasını kaybetmek dile kolay değil. Ticaret alanlarımızı, dükkânlarımızı ve işletmelerimizi bu afette yitirdik. Yaklaşık 4 bin 500 esnafımız doğrudan etkilendi. Bu rakamlar söylerken kolay ama sahadaki karşılığı son derece yıkıcıdır. Tüm bu sıkıntılara rağmen umudumuzu hiç kaybetmedik. Adıyamanlı hemşehrilerimiz memleketlerine olan sevgilerini ve burayı yeniden yaşanabilir kılma azimlerini hiç yitirmediler" dedi.
"Ticaret ve Üretim İçin Ekonomik Altyapıyı Güçlendiriyoruz"
Yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Varol, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bakanlarımızın sahadaki yoğun çalışmalarıyla bu şehri yeniden ayağa kaldırmak için ne gerekiyorsa yapmaya gayret ediyoruz. Barınmadan altyapıya kadar temel ihtiyaçların büyük bölümünde artık sona gelinmiştir. Ticaretin ve üretimin devam edebilmesi için ekonomik altyapının güçlendirilmesi şart. Bu kapsamda Organize Sanayi Bölgemizin eksiklerini tamamlama yönünde çalışmalar sürüyor. Sadece kamu tarafından inşa edilen 3 bin 500'ün üzerinde ticari ünite bulunuyor. Bunun yanı sıra vatandaşlarımızın kendi yapı ve inşaatları da devam ediyor" dedi.

Program sonunda, Adıyamanlı deprem şehitleri anısına, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu tarafından Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan'a saat kulesi objesi hediye edildi.

Kaynak : PERRE