12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak Anayasa değişiklik paketi referandumuna “Yetmez ama Evet demek lazım” bence. BDP (PKK) ve MHP hele özellikle CHP hayır diyorsa bu Anayasa değişikliğine Evet demek lazım. Çünkü vatan , millet için ne hayırlı ise CHP’nin oyu hep “HAYIR”lı olmuştur. Demek ki CHP hayır diyecekse biz hayırlı olsun diye EVET demeliyiz. Ama neye EVET diyeceğiz. Bunu bilmemiz lazım.
12 Eylül’de yapılacak referandumda “evet” diyeceğim. Çünkü sağlam ve objektif gerekçelerim var. 12 Eylül referandumunu hayati önemde ve partiler üstü görüyorum.
Anayasa paketine “evet” diyeceğim, çünkü ülkenin kaymağını yiyen ve siyasetçileri parmağıyla oynatan bir avuç atanmış bürokratın saltanatı yıkılacak.
“Evet” diyeceğim, çünkü 411 milletvekilinin çıkardığı Üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan anayasa maddesini iptal etme cesaretini kendinde bulan yedi hakim artık kendisinde o gücü bulamayacak.
Anayasa paketine “evet” diyeceğim, çünkü darbecilerin, Ergenekoncuların cesaretleri ve ümitleri kırılacak. Terör olaylarını azdıramayacaklar. (Hatay-Osmaniye olayı gibi)
Referandumda “evet” diyeceğim, çünkü Anayasa Mahkemesinin kompozisyonu değişecek, solun son kalesi olmaktan çıkacaktır.Halkın ve milletlin mahkemesi olacak.
Anayasa paketine “evet” diyeceğim, çünkü Danıştay, Yargıtay ve Hakimler Savcılar Yüksek Kurulundaki yapılanmanın önüne geçilecek, yüksek yargının daha dengeli ve daha adil bir yapıya kavuşması sağlanacak. Adalet adaletle uğraşacak, siyasetle değil.
Anayasa paketine “evet” diyeceğim, çünkü memurlar toplu sözleşme hakkına kavuşacak, hatta emekliler de bundan faydalanacak.
Referandumda “evet” diyeceğim. Çünkü darbeciler yargılanabilecek, kimse layüs’el olmayacak, kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak.
“Evet” diyeceğim, çünkü ordudan sorgusuz sualsiz atılan ve atılacak olan masum subaylar haklarını yargıda arayabilecekler. Hanımı başı örtülü olduğu, kendisi namaz kıldığı için disiplinsizlik yaftası ile ordudan atılan ve açlığa mahkum edilen nice subayların duasını alacağım.
“Evet” diyeceğim, çünkü seçimlerin artık bir anlamı olacak, TBMM bütün kurumların en üst çatısı ve yasama kurumu olarak sivil bir anayasa yapabileceğini ispat edecek, halk sivil bir anayasa istediğini haykıracak.
“Evet” diyeceğim, çünkü anayasa yapmak sadece askerlerin tekelinde olmayacak, darbecilerin uhdesinde kalmayacak.
“Evet” diyeceğim, çünkü 12 Eylül zulmünü yapanların ilk defa kulağını çekeceğim.
“Evet” diyeceğim, çünkü “411 milletvekilinin eli kaosa kalktı” diye manşet atanlara dersini vereceğim. Baş örtüsüne oyumla yine sahip çıkacağım.
“Evet” diyeceğim, çünkü demokrasinin nimetlerinden daha çok yararlanacağım, vesayet rejiminden kurtulacağım.
“Evet” diyeceğim, artık birileri halka, seçilmiş hükümete tepeden bakamayacak, kendisine derin devlet diyenlerin, kendisinde güç vehmedenlerin maskesi inecek.
“Evet” diyeceğim, çünkü kendisini Yasamanın yerine koyan Anayasa Mahkemesi sınırlarına dönecek, Yürütmenin elini kolunu bağlayan Danıştay ve Yargıtay hududunu bilecek, her kurum kendi görev alanına çekilecek. Asker kışlasında duracak, emekli hukukçular köşe kapmaca oynamayacak, kanunları sündürmeyecek. Üst yargıda zihniyet savaşına son verilecek.
Vicdanı olan, Avrupa standartlarında demokrasimiz olsun diyen, hakimler devletinde değil de hukuk devletinde yaşamak isteyen herkesi referandumda “evet” demeye davet ediyorum. Bu fırsat bir daha bulunmayabilir.
İnşallah yeni bir darbe girişimiyle tüm anayasal düzen ve anayasa yürürlükten kaldırılmaz ve o EVET oyumuz boşa gitmez.