| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Haber Ara | Medya Linkleri | Ziyaretci defteri | Künye> | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
İSRAİL'İN FAŞİST TERÖRİSTLERİ YİNE KUDURDU!!!
Hamd, Âlemler’in Rabbi Allah’(C.C)a; Salat’u Selâm O’nun Elçisi, Rehberim, Önderim, Peygamberim, İki cihan Serveri Hz. Muhammed Mustafa(S.A.V) Efendimizin üzerine olsun. Kutlu Peygamberimiz, Kutlu Dini’ni tebliğ etmeye başladığı günden beri müşriklerin, münafıkların, kendini bilmez, densiz bazı Hıristiyanların ve Yahudilerin hedefi haline gelmişti. Yeni Din’in yayılmaması için ellerinden geleni yapmaya çalıştılar.Hepinizin malûmu olmak üzere Aziz Peygamberimiz kutsal görevi olan İslâm Dini’nin Tebliğini başarıyla yerine getirmişti. Gelen yeni Peygamberi ve getirdiği Din’i bir türlü benimseyemeyen Hıristiyanlar ve Yahudiler, Resulallah Hakka kavuştuktan sonra da Hak Dini tahrif etme ve Hak Din’in mensuplarını her türlü işkencelere maruz bırakma eylemlerine devam ettiler. -Bu düşünce ve eylemleri hâlâ devam etmektedir. Amerika’nın, Obama’dan önceki Başkan’ı,George Bush’un Afganistan’a Saldırdığı zaman söylediği “Bu bir Haçlı Savaşı”dır sözünü sanırım unutmamışsınızdır- Tevhid Bayrağını Resulallah’tan emanet alan biz Müslümanlar ise aldığımız Bayrağı, canımız pahasına da olsa yere düşürmemeye, “Din Allah’ın oluncaya kadar (Allah’ın istediği şekilde oluncaya kadar) mücadele etmeye yemin etmiştik. Çünkü Biz Müslümanlar’ın gayesi ancak ve sadece bu idi. Mensubu olmakla şeref duyduğum Yüce İslâm Dinimiz’in kutsal mekânlarından birisi de malumunuz olmak üzere Mescid’i Aksa’dır. Çünkü Aziz Peygamberimiz Mirac’a çıkma Hâdise’sini, Allah(C.C.)’ın izniyle burada gerçekleştirmiştir. Her fırsatta, Şerefli Dinimiz İslam’a, bu Din’in mensubu biz Müslümanlara saldırmayı bir borç, ödev olarak gören İsrail’in gözü dönmüş, kuduran köpekler gibi kudurmuş, ağızlarından salyaları sarkan, faşist teröristleri, “Mescid-i Aksa” ve “Kubbet’us-Sahra”nın bulunduğu “Harem’i Şerif”e girip buraları tahrif edeceklermiş. Bu haberi alan 20 kişilik Filistinli Mücahid, bu kutsal mekânı korumak için geceyi Mescid-i Aksa da geçirdi. Sabah saatlerinde bölgeyi ziyaret eden turistler arasında fanatik, faşist İsrailli terörist’in olduğunu duyan bir avuç kadar olan Kahraman Filistinli Mücahidler, ziyarete engel olmak istediler. Bunun üzerine Arslan yürekli Mücahidlere, İsrail’in faşist polisleri müdahale etti. İsrail Polisi, Kısa sürede Harem-i Şerif’te konrol’ü ele geçirmek için göz yaşartıcı bomba kullandı ve kontrol’ü ele geçirdi. 50 yaşın altındaki Filistinlilerin bölgeye girişini de yasakladı. Yahudiler, Mescid-i Aksa’nın duvarlarının dibinde bulunan “Ağlama Duvarı”nın da içinde bulunduğu bu bölgeyi “Tapınak Tepesi” olarak adlandırıyorlar. Ve burada daha önce Hz. Süleyman’ın yaptırdığı bir saray ve mâbed’in bulunduğunu öne sürüyorlar. Bazı Yahudi, faşist teröristler de Câmi’nin yıkılması gerektiğini belirterek zaman zaman bölgeye girmeye çalışıyorlar. İsrail’in bu iki İslâmi eseri “Yahudi kültürel miras”ına kattığını açıklamasından sonra bir haftadan beri Filistin’de gergin günler yaşanıyor. Pekâla, bir avuç Filistinli Mücahid’in, Can’ı ve Nâmusu pahasına, “Göğüslerini siper ederek” savundukları bu kutsal mekânkar sadece Filistinliler’in mi? “Yok, bizim için de kutsal da, savunması sadece Filistinlilere mi kaldı?” Hani, “Din Allah’ın oluncaya kadar mücadele edecektik?” Yarın mahşer gününde Allah’u Tealâ: “Benim ev(Câmi)’im tahrif edilmeye çalışılırken, buraları bir avuç Filistinli savunmaya çalışırken, sen neredeydin? Ne yapıyordun?” dediği zaman, ne cevap vereceğiz? Nasıl “Rahmet et Yarabbi” diyeceğiz? Resulallah (S.A.V): “Benim Allah katına çıktığım (Miraç); bu Câmi tahrif edilmeye çalışılırken, sen ne yapıyordun?”diye sorunca ne cevap vereceğiz? Hangi yüzle “Şefaat Ya Resulallah” diyeceğiz? Harem-i Şerif’i korumak için Yahudilerle, canları pahasına mücadele eden Filistinli kardeşlerimiz; Allah’ın Dinini korunak için 500 yıldan beri canları pahasına Ruslar’a karşı mücadele eden Çeçen kardeşlerimiz de Cennet isteyecek ve Allah’ın izniyle girecekler de. Müslüman olduğumuzu söyleyen bizler de, bu kardeşlerimiz canlarını kaybedip; şehâdet şerbetini içdikleri haberini, televizyonlardan yemek yiyerek, su içerek, ancak “vay şerefsiz küffar” deyip, seyrederek Cennet isteyeceğiz. Peki hangi yüzle isteyeceğiz? Resulallah, Hâdis’i Şerif’inde: “Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir” diyor. Bu Hâdisi sadece açlık karşısında kalınan kayıtsızlık için söylemiş. Filistin’de, Çeçenistan’da, Afganistan’da, Endenozya’nın Açe bölgesinde, Çin’deki Sincan özerk bölgesinde, Keşmir’de, Karabağ’da, Musul’da, Kerkük’de, Bosna-Hersek’te kardeşlerimiz öldürülürken; 1988 yılında Mason Saddam Hüseyin’in kimyasal gaz ile yaptığı Halepçe Katliamında, savunmasız, masum, çoluk-çocuk, yaşlı-genç demeden Müslüman Kürt kardeşlerimiz öldürülürken kayıtsız kalan bizler için yukarıdaki Hâdis geçerli olamaz mı? Yâni “Müslüman Komşusu, yada uzaktaki Müslüman kardeşi şehit olurken kendisi yumuşak yatak’ında rahat rahat yatan bizden değildir” diye genelleyemez miyiz? Hâni Resulallah’ın Hâdis’inde “Bir kötülük gördüğünüzde elinizle düzeltin. Gücünüz yetmiyorsa dilinizle.Ona da gücünüz yetmiyorsa kalbinizden buğuz ediniz.Yalnız bu, İmanın en zayıf halkasıdır. Kötülük karşısında dilsiz şeytan olmayın” diyor. Biz hangisi oluyoruz acaba? Hâni Allah’u Teala bizi, “Yapmaya gücü yetip te yapmadıklarımızdan, söylemeye gücü yetip de söylemediklerimizden sorgu ya çekecekti.” Ne çabuk unuttuk? Hâni “Zâlimleri bizim elimizle cezalandırıp; Mazlumları bizim elimizle sevindirecekti? Benim bu yazdıklarımdan sonra, kimse, bayatlamış, aslı-astarı olmayan bilgilerle: “Efendim Araplar da Osmanlı Askerlerine saldırmıştı. Şimdi Filistinliler o ihânetlerinin bedelini ödüyorlar” mantığını yürütmesin. Bu konuya da hemen açıklık getireyim: Osmanlı Askerine saldıran Şerif Hüseyin Komutasındaki kandırılmış 100-150 kişiden fazla kimse yoktur. Geri kalan Arapların hepsi Osmanlı’ya, yani Hâlife’nin Askerlerine arkadan saldırmamıştır. Hâlâ inanamayan varsa “Arşivlerin açılmasını” beklesin. Bir dip not daha: Osmanlı Askerine saldıran, Arap diye nitelenen şahısların çoğu “ARAP KIYAFETİ GİYMİŞ YAHUDİLER’DİR.” Dahası, kandırılmış küçük bir azınlık’ın yaptığı soysuzluk bütün bir Arap alemine mal edilebilir mi? Bir noktaya daha temas etmeden geçemeyeceğim. Bu kandırılma meselesinde, Araplar’ın saldırması meselesinde kandırılmalarına neden olan olaylar’dan bi tanesi de TURANCI SUBAYLARIN, ARAP MİLLETİNİ, HOR HÂKİR GÖREN DAVRANIŞLARDA BULUNMASIDIR. Cemal paşa, Suriye’de yaptıklarıyla günümüzde bile “KAN İÇİCİ CEMAL” diye anılmaktadır. Bu düşünce Başbakan R. Tayyip ERDOĞAN’ın Suriye ile yaptığı dostluk çalışmalarıyla daha yeni yeni kırılmaya başlandı. Ve yukarıda da belirtmeye çalıştığım gibi kutsal topraklar, sadece Ne Türkler’e, Ne Kürtler’e, Ne Araplar’a aittir. O topraklar hangi dil’e, hangi ırk’a, hangi Renk’e sahip olursa olsun bütün Müslümanlar’ aittir. Ve savunma görevi hepimize aittir. Yüce Allah, dünyadaki bütün Müslüman Kardeşlerimize yardım eylesin. Yalnız “o yardım’ı, biz Müslümanlar’ın eliyle yapacak” haberiniz olsun. Allah’u Teâlâ diyor ya Âyetinde: “Biz hanginizin daha iyi amel işleyip, işlemediğini görmek için Dünya hayatını yarattık.” Yüce Allah Hepimize “İyi Âmel’ler işlemek nâsip etsin.”
Bu habere toplam 2 yorum yazılmıştır. serdar çalış
[ 24/Mart/2010, 09:09 ]
ya kerim hoca yine döktürmüşsün sen ileride büyük bir köşe yazarı olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Başarıların devamı dilerim .Kolay gelsin...
mahmut karakaş
[ 06/Mart/2010, 16:47 ]
yazılarındaki başarının devamını dilerim kerimcim....
|
GALERİ |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
www.besniyenibakis.com © 2008 - 2009
Design by ali tercan besniyenibakis@hotmail.com Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||